![]() |
SERMAYE PİYASASINDA MESLEKİ/ETİK KURALLAR VE YATIRIMCI HAKLARI PANELİ SORU - CEVAP İstanbul, 6 Mart 2002 |
SORU
Hamza İl; BORYAD adına bu toplantıya katılıyorum. Öncelikle bu panelde küçük yatırımcılardan kimsenin bulunmamasını yadırgadığımı belirtmek isterim. Çünkü konunun asıl mağdurları onlardır. Biraz önce Sayın CANSIZLAR, konuşmasında borsa yatırımcısını korumak için muhtelif tedbirlerden söz etti. Ben de bundan esinlenerek sorumu Sayın SPK Başkanı'na yöneltiyorum.
PANEL BAŞKANI PROF. DR. SEZA RESİOĞLU
Ancak buradaki panelistlere soru yöneltebilirsiniz.
Hamza İl; O zaman sorumu Sayın CEZAİRLİ' ye yöneltiyorum. Son bilançoya göre borsada 25-30 şirket öz varlıklarını yitirmişlerdir. Öyle ki sermayesinin 10-15 ve hatta 90 katına varan oranlarda öz varlıkları eksidir. Bu şirketler hala borsamızda işlem görmektedir. Bu şirketlerin hisselerinin şu an borsada işlem görmesi, SPK ve Borsa Mevzuatı'na uygun mudur? Mevzuatta yeri var mıdır? Etik bakımdan doğru mudur? Çünkü bu şirketler içerisinde, mucizeler hariç, kurtarılması mümkün olmayanlar vardır. Şöyle ki 12 trilyon satışı olan bir şirket, şu an 180 trilyon borç altındadır ve bu borsada göz altı pazarı da olsa orada işlem görmektedir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yoktur, görülemez. O açıdan mevzuata uygun mudur? Uygunsa bu mevzuatta sakatlık var mıdır yok mudur ?
Adnan CEZAİRLİ
Dünyanın her tarafını görüp görmediğinizi bilmiyorum. Yalnız sadece şunu söyleyebilirim. Amerika'da iflas etme aşamasındaki şirketler 1 cent üzerinden işlem görür. Şirket iflas ederse o 1 centinizi kaybedersiniz. İflas etmezse biter. İflas süreci ayrı bir hukuktur. Bizim sermaye piyasası ve borsa mevzuatlarımızda hangi şirketin işlem göreceği, kotta kalacağı zaten mevzuatta belirlenmiştir. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun 324. maddesi de vardır. Siz bunu söylüyorsunuz, bir başkası da kardeşim 100 lira olsun, bu piyasada işlem görsün diyor. Bana göre bunlar isterse 10 lira olsun, ama borsada işlem görsün. Alan kişi ne olacağını bilecektir. Belki bir mucize olacaktır, belki petrol çıkacaktır arsasında. Bence eğer kotasyon şartları anlamında uygun ise devam etmelidir. Bu arada borsa da zaten durumlarını takip ediyor. Kotadan da çıkartabilir. İflasına karar verilmedikçe, - kendi adıma konuşuyorum -, isterse 10 lira olsun, borsada işlem görsün ve diğer yatırımcıların bu görüşünüze katıldıklarını da sanmıyorum. Onlar likidite anlamında devam etmesi gerektiğini düşünüyorlar.
SORU
Özdemir BAYUR; Borsa Yatırımcıları Derneği, BORYAD adına konuşuyorum. Sayın Etik Değerler ve Kavramlar Vakfı Başkanı Sabih TANSAL Bey'e sorumu yöneltmek istiyorum. Sayın Prof. Tansal vakfın mevcudiyetini öğrendik, çok teşekkür ederiz. Toplumlarda etik değerler, kurallar, toplumun standardını saptayan en önemli faktördür. Yalnız bunlar somut değil, soyut kavramlardır. Dolayısıyla Hipokrat yemini gibi olanlar da var. Vakıf olarak bunları yazılı şekle dökerseniz, bütün etik değerleri, kuralları veya olması gereken, yerleşmesini istediğimiz etik kuralları, çok yararlı olur. Önce biz öğreniriz, sonra da çocuklarımıza, dostlarımıza öğretiriz. Eğer mümkünse biz de vakfınızla temas eder, kendi saptadığımız etik kuralları da vakfınıza arz ederiz. Böylece bunlar topluma yayılır, tartışılır, konuşulur. Çok teşekkür ederim.
Sabih TANSAL
Biraz önce söylediğim gibi, vakfın amaçlarının içinde ulusal etik değerler bilgi bankasını oluşturmak var. Bunu oluşturmak için, bugüne kadar Türkiye'de çeşitli meslek dallarında, iş kollarında sanayide yapılmış, hazırlanmış etik kodları ve bütün kuralları toplayıp, bankasını oluşturmak istiyoruz. Bu işe başlarken de ilk önce kendi bahçemizden, kendi evimizden, ortalarımızdan, kurucularımızdan başlamak istiyoruz. Ondan sonra da toplumun diğer kesimlerine geçmeyi düşünüyoruz. Ancak bu söylediğinizi tabi ki yapacağız. Biz sonunda bu konularda bir referans noktası olmayı düşünüyoruz, amaçlıyoruz. Gerektiğinde bu ihtiyacı duyan insanlar bize başvurup, bu konudaki eksikliklerini giderebileceklerdir.
SORU
Sezer ENGİN; Sayın Başkanım, Ant Bağımsız Denetim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanıyım. Ben Sayın Adnan CEZAİRLİ' ye soru soracağım. Sorum daha çok basınla ilgili. Bir politikacı eşinin bu konuda demeç vermesini genel ahlak kuralı olarak değerlendirdiniz. Bu kapsamda; kurallar ve Sermaye piyasası mevzuatı gereği bilançoların basın kuruluşlarında yayınlanması zorunluluğu var. Bence basın da Sermaye Piyasası unsurlarından birisidir. Ciddi bir savaş haberini, çok uzakta ve yetkili olmayan bir kişiyi kaynak göstererek ( Amerika Irak'a müdahale edecek ) veren ve böylelikle borsa değerlerini etkileyen haberi takip etmek, incelemek, etik açıdan uygun mudur, değil midir ? Bu kapsamda da bir takım çalışmalar yapılması gerekir mi sormak istiyorum.
Adnan CEZAİRLİ
Basın tabi ki kendi görevini yapacak. Bir savaş tehdidi tehlikesi varsa onun görevi tabi ki bunu söylemektir. Bu anlamda da bir kamu görevidir. Bunu niçin borsa açısından düşünelim ki. 1. sayfa başka bir şeydir, borsanın ekonomi sayfaları başka bir şeydir. Yani o anlamda da soruya tam vakıf olamadım. Basının buradaki rolünü etik anlamda anlayamadım.
Sezer ENGİN; Gazeteler 1. sayfasında verdiği haberlerle bir takım mesajlar veriyor. 1. sayfanın haberi, ekonomi sayfasına bir başka şekilde yansıyor. Basının burada bir sorumluluğu yok mudur?
Adnan CEZAİRLİ
O haberi tabi ki verecektir ama siz eğer 1. sayfadaki haberi borsayı etkilemek için verdiğini düşünüyorsanız o başka. Borsa Yönetim Kurulu olarak bunu söylemekten çok utanıyorum ama borsa aslında Türkiye'de çok önemli bir kurum olmasına rağmen, gücü o nispette değildir. Onu bu kadar kuvvetli yapan da basındır. Yani sonuçta 1 milyon yatırımcının olduğu, halka açıklık oranının %15 olduğu bir kurumu, saatlerce TV'de tartışmak ve bunun üzerine işlem yapmak bana normal gelmiyor. Siz yatırımcı olarak ne düşünüyorsunuz, onu bilmiyorum. Ama Irak olayını hemen borsayla değerlendiriyorsanız o sizin sorununuz.
Sezer ENGİN; Haberi vermesin demedim, haberi kullanma biçimiyle kağıtları etkileme amacı olabilir mi diyorum.
Adnan CEZAİRLİ
Etkileme amacıyla vermiyor ki. 1. sayfa haberi borsa için yapılıyorsa, hakikaten hem basın ve hem de borsamız muhteşem.
SORU
Hamit Bozkurt; Açılış konuşmalarında burada yoktum, bu bakımdan söyleyeceklerim cevaplanmış da olabilir. Bir şirketin öz kaynakları çok negatife indiği halde, borsada işlemine neden olumlu cevap verildi.
Şirketlerin iştiraklerinin, enflasyon muhasebesiyle değerlendirilerek konsolide edilmediği, iştirak değerlerinin ve diğer varlıklarının da orijinal değerlerle gözüktüğü bir yerde şirketin öz varlığını görmek mümkün değildir. Etik kurallar ancak bu noktadan sonra başlayacak gibi geliyor. Bu konuda bir tamamlama mı dersiniz, soru mu dersiniz? Adnan Bey'e soruyorum.
Adnan CEZAİRLİ
Enflasyon muhasebesi çok ayrı bir konu diye düşünüyorum. Ben sorunuzu o şekilde değerlendirmedim.
Hamit Bozkurt;Sayın Tansal hocamız, konuşmasının başında etik üç şeye bağlı dedi. Kişisel etik, sistem ve yönetim. Bu sisteme giriyor. Sistem etik kuralları imha edecek bir zemin hazırlıyorsa, havanda su dövmüş gibi oluruz. Yani bir yatırımcı yatırım yaptığı şirketin öz varlığını göremiyorsa neyi tartışabileceğiz?
Adnan CEZAİRLİ
O konuda çok haklısınız. Bence bir yatırımcı tüm şirketler hakkındaki bilgileri almak durumundadır, hakkıdır. Ama mevzuatımıza göre onlar zaten yapılmıştır. Hatta Sermaye Piyasası Kurulu, enflasyon muhasebesi tebliğini hazırlayandır. Ama enflasyonu yapan Sermaye Piyasası Kurulu değildir.
SORU
Abdurrahman YILDIRIM; Sayın Hasan ERSEL'e sormak istiyorum. Hukukun tam uygulanamadığı veya çok az uygulanabildiği bir yerde etik değerlerin çok anlamı var mıdır ya da ne kadar vardır?
Dr. Hasan ERSEL
Hukuku uygulayamamanın birkaç nedeni olabilir. Hiç kimsenin hukuka uymak istememesi bir nedenidir. Cemiyet olarak yaşamayı istemiyor olabiliriz. O takdirde bunu istemeyenler cemaat olarak yaşamak isteyebilirler. O zaman etik değerlerin önemi vardır. Mümkün olur. Bu söylediğim anlamda cemaat dahi olamayacak derecede boşluk varsa o zaman zaten etik değerler de çalışmaz.
PANEL BAŞKANI PROF. DR. SEZA RESİOĞLU
15 dakika mola veriyoruz. 2. bölümde yatırımcı hakları tartışılacak.