![]() |
SERMAYE PİYASASINDA MESLEKİ/ETİK KURALLAR VE YATIRIMCI HAKLARI PANELİ KONUŞMASI İstanbul, 6 Mart 2002 |
Sayın Bakanım, Sermaye Piyasası Kurulunun Sayın Başkanı, Sayın Medya Mensupları, Değerli Konuklar,
İMKB Başkanı olarak hepinizi kurumum adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Bugün buradaki panelin konusu "Türk Sermaye Piyasasında Mesleki / Etik Kurallar ve Yatırımcı Hakları". Başlığa baktığımız zaman, bu konunun son zamanlarda en çok tartışılan konulardan biri olduğunu, sektörle ilgili olanlarımızın bildiğini söylemekle başlamak istiyorum sözlerime.
Bunun anlamı, henüz çok genç olan sermaye piyasamızın -ki biliyorsunuz, 1983'ten itibaren yapılan düzenlemelerle başlayan bir piyasamız var- kendisiyle karşılaştırılan Batı piyasalarına göre aşağı yukarı 100 küsür yıl geriden gelen, fakat onları yakalamak noktasında hızla hareket eden, her yönüyle gelişen bir piyasanın temsilcileri olarak burada bulunuyoruz.
Bu gerçekten çok önemli bir anlam taşıyor. Geçmiş döneme baktığımız zaman, özellikle son 15 yıllık döneme baktığımızda, kurumsal açıdan sermaye piyasasının fevkalade hızlı ve başarılı bir şekilde geliştiğini görüyoruz. Ne kadar eleştirirsek eleştirelim, bu kadar kısa bir tarihe dayalı olduğu halde, sermaye piyasamız özellikle o dönemde yaşanan ekonomik konjonktürün kendisine hiçbir şekilde yardımcı olmamasına, bilakis köstek olmasına rağmen, bugünlere gelebilmiştir.
Bugün hep olumsuz şeyler hatırlıyoruz ama çok olumlu gelişmeleri de görür gibiyim. Geriye baktığımızda çok önemli ekonomik krizler yaşadığımızı anlıyoruz. Bir kısmının uluslararası konjonktürden kaynaklandığını biliyoruz. En azından benim başkanlık dönemimde, göreve başladığımda Uzak Doğu'da bir kriz, Güneydoğu Asya Krizi mevcuttu. Bu durum Rusya kriziyle birlikte güçlenerek üzerimize geldi. 1999 büyük depremini yaşadık. Ondan sonra da 2000 yılı ve 2001 yılındaki ekonomik kriz. Türk Ekonomisi'nin en derin krizlerinin yaşandığı dönemlerden geçtik.
Ve bu piyasa, bütün bunları aşarak ve bu krizlere, özellikle bu son dönemlerdeki krizlere bir katkıda bulunmayarak, yani kriz nedenini yaratan herhangi bir sebep oluşturmayarak geldi.
Bunun anlamı; Türkiye'de krizleri yaşadık, birçok kurum krizlere katkıda bulundu. Krizlerin ortaya çıkmasına veya şartların ağırlaşmasına neden olacak işlemlerle ilintili olacak bir durumda kaldı. Ama Sermaye Piyasası Kurulumuzun ve Borsamızın aldığı yerinde kararlar ile bu çok önemli sarsıntılardan piyasamız çok büyük zarar görmedi ve krize katkıda bulunmaksızın buraya kadar geldi.
Bu arada neler oldu? Piyasamız birçok kurumunu geliştirdi. Bir takas sistemi ki, dünyada en modern takas sistemi olarak kabul edilen bir sistemi yarattı. Bunu hem de sübvansiyonla değil, kar eden bir takas sistemi ve kurumuyla, özel bir yapı içinde gerçekleştirdi.
İMKB olarak gelişmiş piyasalarla mukayese edilebilen, işlem hacmi sıralamasında aralarında 23. sıraya oturabilen bir yapıdayız. Ama kendisi gibi olanlar, yani kendi sıkletindekiler itibariyle bakıldığı zaman 4., yani gelişmekte olan piyasalar içinde 4. olan, ancak bunlara şöyle yakından baktığınız zaman, ilk üçün zaten gelişmiş uluslararası finans merkezleri olduğunu bildiğimizden, o piyasaları da bir tarafa bırakırsak, kendi sıkletinde birinci olan bir İMKB olduğunu görüyoruz.
Piyasa kuralları açısından bakıldığı zaman, herhangi bir Avrupa ülkesinin içinde bulunduğu kurallardan farklı olmayan, teknoloji açısından bakıldığı zaman o teknolojilerin daha ilerisindeki teknolojiyi uygulayabilen ve hepsinden daha önemlisi, bütün bunları kendi öz yapısı içinde gerçekleştirmiş bir meslek grubu olarak bugünlere gelmiş bulunmaktayız.
O bakımdan müsaade ederseniz ben, gelinen noktanın hiç de azımsanacak bir nokta olmadığını söylemek istiyorum. Bunun bir kanıtı ise, bugün burada bir şekilde tartışabildiğimiz etik kuralları -ki bu etik kurallar 1980'dan sonra globalleşme ve uluslararası finans hareketlerinin en yoğunlaştığı bir dönemde kurumlar açısından görülen ihtiyaç nedeniyle ortaya çıkmıştır- ve onun hala tartışılan birçok unsurunun Avrupa'da hala mücadele konusu yapıldığı bir dönemde, bizim birtakım esaslara bağlayabilmiş olmamızdır.
Bunun önemi çok fazla. Niye? Çünkü biliyoruz ki, kurallar esas itibariyle bir piyasanın düzenli ve dürüst çalışması açısından zorunludur. Aslında sermaye piyasası, piyasa olması dolayısıyla ana ilke itibariyle, arz ve talebin sonsuz olduğu homojen bir yapı içinde olması ve bütün bilgilerin anında ve en doğru şekilde intikal etmesi gereken bir piyasadır.
Bu ideal piyasadır. Dünyada hiçbir piyasa bu ideal tarife uymaz. Ama bu ideal tarife uyma ile ilgili düzenlemelerini, tedbirlerini alır ve bu boşlukları adil ve düzenli çalışma açısından doldurmaya çalışır.
İşte, bizim artık bu son safhaya geldiğimizi gösteriyor bu tartışmalar. Niye? Biz artık standart kuralları değil, bu kuralları uygulayacak olan kurumların sorumluluğunu değil, aynı zamanda bu kurallara uyacak olanların ve bu işleri yapmak durumunda olan kurum, kuruluş ve insanların, kendi istekleriyle bu uygulamalara katılmalarını temin edecek anlayışı bulmaya çalışıyoruz. Bu anlayış ihtiyacını da tespit edip, katılıyoruz.
İşte bu muhteşem topluluğun, bu kadar büyük ve bu derecede yüksek sayıda olması, konuya gösterilen ilginin ifadesi olarak fevkaladedir ve tabii ki bizler için de cesaret vericidir.
Aracı Kurumlar Birliği'nin bu konuyu ele alıp kendi meslek mensupları için bir etik kurallar manzumesi yaratması, bir şekilde uygulamaya geçiyor olması fevkalade önemlidir ve piyasamızın gerçekten olgunlaşması açısından bize çok büyük bir adımı daha attıracak bir gelişmedir. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum.
Ben, geçmişin savunması çabasından değil ama geleceğimizi tayin açısından, geçirdiğimiz dönemin başarılı bir dönem sayılabileceğini ve ileriye de bu güvenle bakabileceğimizi söylemek için söz aldım. Bu ortamı yaratan başta Sermaye Piyasası Kurulumuza, Aracı Kurumlar Birliğinin bu insiyatifine, Borsa Başkanı olarak teşekkür etmek istiyorum. Bunun gibi anlayış birliğini sağlayacak her tartışma ortamı, Borsamıza yönelik eleştirileri azaltacaktır, biliyorum. O bakımdan da bizlere büyük faydası olacağını, yardımı dokunacağını ifade ederek, hepinize teşekkür ediyorum.
Osman BİRSEN
İMKB Başkanı