9 Ağustos
2007
Sermaye
piyasasının yol haritasına ihtiyacı var!
TSPAKB
Başkanı Nevzat Öztangut, hükümet tarafından hazırlanacak ve uygulanacak bir
Türkiye Sermaye Piyasası Yol Haritasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Öztangut, TSPAKB’nin aylık yayını sermaye piyasasında
gündem’in Ağustos 2007 sayısında yer alan yazısında; “Sermaye
piyasamızın gelişmesi için hızlı bir şekilde çözmemiz gereken temel sorunlar
var. Uluslararası rekabette geri kalmamak için gerekli adımlar acilen atılmalı”
görüşünü dile getirdi.
Öztangut, şöyle devam etti;
“Günümüzde sadece şirketler, borsalar, piyasalar değil, ülkeler de
birbirleriyle sıkı bir şekilde rekabet ediyor. Sermaye piyasaları, bu rekabetin
en yoğun yaşandığı alanlardan biri. Bu ortamda, Türkiye sermaye piyasalarını;
bir sene, üç sene, beş sene sonra nerede görmek istediğimizi şimdiden
planlamalıyız. İlgili tüm kurumların katılımıyla oluşturulacak ve hükümet
politikası olarak uygulanacak bir Türkiye Sermaye Piyasası Yol Haritasına
ihtiyaç var. Yol haritasının, bizzat hükümet tarafından hem yurt içine, hem
yurt dışına güçlü bir şekilde duyurulması gerekiyor. Yabancı yatırımcılar
tarafından yükselen bir yıldız olarak görülen Türkiye'nin bu fırsatı
kaçırmaması lazım.”
Sermaye piyasasında aracılık sisteminin gücüne de değinen Öztangut, konuyla
ilgili olarak: “Aracılık sistemi güçlü olmayan bir piyasanın uzun vadede ayakta
kalması ve uluslararası rekabetten pay kapması çok zor. Bu yüzden, banka ve
aracı kurumlara; düşük maliyetle, verimli, rekabetçi ve esnek çalışabilmelerini
sağlayan bir ortam sağlamak gerekiyor. Bunun için de gelişmiş ülkelerdeki
aracılar, “yeni ürün geliştirme”, “faaliyet alanı serbestisi”, “borsa dışında
alım satım” ve benzer konularda hangi esneklikte çalışıyorsa, Türkiye’de de en
az bu düzeyin yakalanması gerekiyor Bu doğrultuda, mevzuatımızdaki yapılamayacak
işlemlerin tek tek sayılarak sınırlama getirilmesi esası yerine, genel
esasların çizilip faaliyet serbestisine ve rekabete olanak sağlanması gerekiyor.”
yorumunda bulundu.
Halka
arzlara Avrupa Birliği standardı geliyor
sermaye piyasasında gündem’in bu ayki sayısında yer
alan ilk çalışmada ise, Avrupa Birliğinin İzahname Direktifi inceleniyor. Direktif, şirketlerin Avrupa Birliği çapında
halka arz olmak ve işlem görmek için hazırlamaları gereken izahname ile ilgili
düzenlemeler getiriyor.
Ülkemizde de Direktife
uyum için çalışmalar başladı. Bu çerçevede Sermaye Piyasası Kurulu, AB
düzenlemelerine paralel olarak sermaye piyasası kanununda değişiklik
çalışmaları yapıyor. Ayrıca, izahnamede yer alacak bilgilere ilişkin bir tebliğ
taslağı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
Avrupa Birliği direktifi çerçevesinde hazırlanan izahnameyle, menkul kıymetler Avrupa Birliği çapında halka arz olma ve işlem görme imkanı buluyor. İzahname tek bir belgeden oluşacağı gibi, özet, kayıt belgesi ve menkul kıymet belgesi şeklinde üç ayrı belge olarak da hazırlanabiliyor. İzahnamenin içeriği, menkul kıymet tipine göre, ayrı ayrı belirleniyor. TSPAKB raporunda hisse senetleri için hazırlanacak olan izahname örneği detaylı olarak ele alınıyor.
Yatırımcılar,
konut kredilerinin getirisine ortak olabilecek
sermaye piyasasında gündem’de yer alan ikinci
çalışma “mortgage” olarak adlandırılan ipotekli konut
finansman sistemini ele alıyor. Çalışmada, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan
çeşitli ülkelerdeki uygulamalar inceleniyor. Ayrıca, Türkiye’de uygulanacak
olan yeni konut finansmanı sistemi hakkında bilgi veriliyor.
Dünyada mortgage uygulamaları iki
gruba ayrılıyor. Türkiye’de her iki model de sistemde yer alıyor. Birinci
uygulamada, bankalar ve benzeri diğer kredi veren kurumlar, kredi alacaklarını
teminat göstererek kendileri doğrudan menkul kıymet ihraç edebiliyor. İkinci
uygulamada ise, kredi veren kurumlar ellerindeki kredileri özel amaçlı
kuruluşlara veya konut finansmanı fonlarına devredebiliyor. Yatırımcılar da bu
fonlara yatırım yaparak konut kredilerinin getirisine ortak olabiliyor.
Türkiye’deki yeni kanun ayrıca, ipotek finansmanı kuruluşlarının oluşturulmasına imkân tanıyor. Bu kuruluşlar, kredi veren kurumların kredi alacaklarını satın alıp menkul kıymet ihraç edebiliyor. Ancak, ipotek finansmanı kuruluşları doğrudan konut kredisi veremiyor.