DOKUZUNCU ÜYE TOPLANTISI

Birlik Merkezi, 25 Aralık 2003

 

Değerli Misafirler, Saygıdeğer Üye Temsilcilerimiz,

Dokuzuncu Üye Toplantımıza hoş geldiniz. Hepinizi Birlik Yetkili Organları ve çalışanlarımız adına saygıyla selamlıyorum.

İzin verirseniz yılın bu son Üye Toplantısında, kısaca da olsa ekonomi ve sermaye piyasamızın bu yılki performansını değerlendirip, sektörümüzün son durumuyla ilgili gelişmeleri özetlemek istiyorum. Ardından, sermaye piyasamızla ilgili sorunlar ile Birliğimizin görüş ve girişimlerine değinmek, sonra da sözü sizlere bırakmak arzusundayım.

Bildiğiniz gibi, 2002 yılında hem siyaset, hem de ekonomi cephelerinde yaşanan çalkantıların ardından, Kasım seçimleri sonucunda oluşan siyasi ortam piyasamız tarafından olumlu karşılandı. Uzun bir aradan sonra, bir partimiz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çoğunluğu elde ederek iktidara gelmiştir. Bu durum 2003 yılında siyasi istikrar açısından önemli bir başlangıç oluşturmuş bulunmaktadır.

Yılın ilk çeyreğinde hem ülke koşulları hem de ülke dışı şartlar nedeniyle yaşanan olumsuzluklar, Irak savaşının beklenenden kısa sürmesi ve bunun ekonomik göstergelerde yarattığı etkiler nedeniyle tersine döndü. Bildiğiniz üzere enflasyonla mücadelede önemli kazanımlar elde edildi. Ocak-Kasım döneminde tüketici fiyatlarındaki artış %17’de, toptan eşya fiyatlarındaki artış ise %13’te kaldı. Bu oranlar, TÜFE’de %20, TEFE’de %16,5 olarak öngörülen hedeflerinin yakalanacağını açıkça gösteriyor.

İlk dokuz ayda gayri safi milli hasılada reel % 5’lik bir büyüme oranı yakalandı. Kapasite kullanım oranları ise hızlı büyüme dönemlerinde görülen % 80’ler seviyesinde seyrediyor. Yıl sonunda büyümenin hedeflenen % 5’in üzerinde gerçekleşebileceğini umuyoruz.

Kamu maliyesi tarafına baktığımızda, Hükümet ihtiyaç gördüğü durumlarda ek tedbir paketleri açıklayarak mali disipline verdiği önemi vurguladı. Yıl başında % 80 civarında olan kamu sektörü net borç stokunun gayrisafi milli hasılaya oranının yaşanan olumlu gelişmeler nedeniyle yılı % 70’ler seviyesinde bitirmesi bekleniyor. Hazine’miz daha düşük maliyetlerle borçlanmaya başladı. Böylece, hem reel faizler düştü, hem de Hazine’nin borç çevirme olanağı arttı.

Tavizsiz uygulanan ekonomik program çerçevesinde IMF ile ilişkilerimiz de olumlu bir seyir izliyor. 6. gözden geçirme başarı ile tamamlandı ve 500 milyon dolarlık bir kredi dilimi daha serbest bırakıldı.

Ekonomideki bu olumlu tablo Türk Lirasına olan güveni de arttırdı. Böylece, tasarruflarda dövizden Türk Lirası varlıklara doğru bir kayma gözlendi ve paramız değer kazandı. Öte yandan, bu değerlenmenin dış dengelerde hafif bir bozulma yarattığını unutmamamız gerekiyor. İhracatımız rekor üstüne rekor kırarken, ithalat da hızla arttı.

Diğer bir olumsuz nokta ise, özelleştirmelerden hedeflenen sonuçların elde edilememesi oldu. Yine de, genel olarak 2003 yılının ekonomi açısından başarılı geçtiğini söyleyebiliyoruz.

Yerel seçimlerin yapılacağı 2004 yılı için de ekonomik beklentiler olumlu. Mevcut veriler ışığında, 2004 yılında büyümenin süreceği, enflasyondaki düşüşün devam edeceği öngörüsünde bulunmak mümkün.

2004 yılında beklentileri etkileyecek en önemli gelişmelerden biri de Avrupa Birliği’ne üyelik perspektifiyle 1 Mayıs 2004’ten önce Kıbrıs konusunda yaşanacak gelişmeler olacak. Hükümetin bu yöndeki çabaları ülkemizin orta vadeli hedefleri açısından piyasamız tarafından dikkatle izlenecektir.

Umarız Avrupa Birliği yolunda aşılması gereken sorunlar bir an önce çözümlenir ve ülkemiz de yıllardır beklediği üyelik yolunda daha somut kazanımlar elde eder.
2003 yılındaki olumlu gelişmeler, özellikle yılın ikinci yarısında sermaye piyasamıza da yansıdı. Yılın en önemli olaylarından biri olan Irak savaşının beklenenden kısa sürmesi, birinci çeyrekte yaşanan tedirginliğin çabuk atlatılmasını sağladı.

İMKB-100 Endeksi yılbaşından bu yana % 76 oranında yükselerek en yüksek getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Bununla beraber, işlem hacmi de önemli ölçüde arttı. Yılın ilk altı ayında 284 milyon dolar olan günlük ortalama hisse senedi işlem hacmi, yılın ikinci yarısında % 80’nin üzerinde artarak 517 milyon dolara yükseldi. Umarız sektörümüz işlem hacminde 2004 yılında aynı trendi devam ettirir.

İMKB’de işlem gören şirketlerin toplam piyasa değeri de endeksteki yükselişe paralel olarak yılbaşındaki 35 milyar dolar seviyesinden 65 milyar dolara çıkarak krizler öncesi gördüğümüz 2000 Mayıs değerini yakaladı. Fakat, halen daha 2000 yılında yaşadığımız zirvelerden oldukça uzak olduğumuz da söylemek gerek.

İkincil piyasada yaşanan bu olumlu gelişmeler ne yazık ki henüz birincil piyasaya yansımamış, halka arzlar canlanmamıştır. 2003 yılının ilk 6 aylık döneminde endeksin bulunduğu seviyeler halka arzları sınırlamış ve bu dönemde 11 milyon dolar değerinde yalnızca 2 adet halka arz gerçekleştirilmiştir.

Öte yandan, bireysel emeklilik sisteminin 2004 yılında kurumsal yatırımcı tabanı ve sermaye piyasasında bir canlanma yaratmasını beklemekteyiz. Piyasaya, ilk beş yıl içerisinde 10 milyar dolar ve 10 yıl içersinde de 20 milyar dolar giriş bekleniyor. Ağustos 2003 itibariyle, ülkemizdeki kurumsal yatırımcı büyüklüğü 12 milyar dolar. Beklentiler gerçekleşirse kurumsal yatırımcı büyüklüğü ilk 5 yıl içersinde 2 katına, 10 yıl içerisinde de 3 katına çıkacaktır. Kurumsal yatırımcı tabanının artmasıyla, sermaye piyasası derinlik kazanacak, profesyonel yönetimin etkisiyle yatırımcı güveni tesis edilecek ve uzun vadeli tasarruf birikimi sağlanacaktır. Böylece kurumsal yatırımcılar, Türk ekonomisi ve sermaye piyasasının büyümesini olumlu yönde etkileyecektir.

Sektörün canlandığı üçüncü çeyrekte, aracı kurumlarımız Eylül 2003 itibariyle 810 milyon dolar aktif büyüklüğü ve 597 milyon dolar özsermaye ile güçlü bir bilanço yapısına sahip. Fakat aynı gücü gelir tarafında henüz göremiyoruz. Sektörün en önemli faaliyet geliri olan net aracılık komisyonları geçen yıla göre reel olarak % 7 azalmış bulunuyor. Konsolide net kar ise 56 milyon dolara ulaştı. Fakat bu kar esas faaliyetlerden değil, ağırlıklı olarak faiz gelirlerinden kaynaklanmaktadır.

Aracı kurumlarımızın bu dönemde uyguladığı tasarruf tedbirlerinin en önemli etkisi personel sayısında görülüyor. Yılbaşından itibaren sektördeki personel sayısı 500 kişi azalarak 6.135 kişiye inmiş bulunuyor.

Değerli Üye Temsilcilerimiz,

Sektörümüzle ilgili tüm konularda değerli üyelerimizle çalışmalarımızı paylaşmaya, görüşlerinizi almaya, paylaşımcı ve katılımcı bir anlayışla sektörümüzle ilgili sorunlarımızın aşılmasına özen gösterdik, gösteriyoruz.

Sektörümüzün öncelikli sorunlarının çözümü için oluşturulan geniş katılımlı çalışma grupları ve platformlarında çeşitli öneriler geliştirildi. Ulaşılan sonuçlar ve raporlarımız sizlere iletildi. Ayrıca karar almaya yetkili mercilere ve tüm kamuoyuna sunularak gerekli girişimler başlatıldı. Alınan somut sonuçları toplantılarımızda ve yayınlarımızda takip etmektesiniz.

Kısaca hatırlarsak son altı ayda Birliğimiz;

- Çeşitli etkinlik ve toplantılara katılmak suretiyle görüşlerini dile getirdi, Hükümet ve yetkili kurumlar ile etkili diyalog sağladı ve önerilerini büyük ölçüde benimsetti,

- Vadeli İşlem Borsası yönetimine ilave iki yönetim kurulu üyesi ile katılmasını sağlayacak kararın oluşmasına sağladı,

- İktisadi Kalkınma Vakfı’na gözlemci üye oldu,

- IOSCO Uluslararası Sermaye Piyasaları Düzenleyicileri Örgütü’ne gözlemci üye oldu,

- Türk Vergi Konseyi’ne üye oldu.

Birliğimiz, sermaye piyasası kurumlarıyla etkin ve sürekli bir diyalogu esas almaktadır. Özellikle Sermaye Piyasası Kurulu ile sektörümüzle ilgili önemli değişiklikler içeren mevzuat düzenlemeleri aşamasında sıkı bir işbirliği içinde görüşlerimizi açıklama olanağı bulduk. Bu vesileyle, sektör temsilcilerinin sorunlarına duyarlı yaklaşımları nedeniyle SPK ve İMKB’nin başta Sayın Başkanları olmak üzere tüm yetkililerine teşekkürlerimi sunuyorum.

Birliğimiz Yönetim Kurulu ile Sermaye Piyasası Kurulu yetkililerinin yaptıkları ortak çalışmalar sonucunda Üyelerimizin görüş ve önerileri çerçevesinde; “Kredili Alım, Açığa Satış ve Ödünç Alma ve Verme İşlemleri hakkında Tebliğ” ile “Aracılık Faaliyetinde Belge ve Kayıt Düzeni hakkında Tebliğ”de yer alan düzenlemeler yeniden ele alınarak, uygulama sorunları yaratabilecek, çeşitli zorluklar yaratabilecek noktalar giderilmeye çalışıldı.

Birliğimizin Sermaye Piyasası Kurulu ile yaptığı etkin dilayog çerçevesinde; yeni düzenlemelerde yer almasını sağladığımız bazı hususları sizler ile burada tekrar paylaşmak istiyorum.

  1. Aracı kurumların birleşerek yeni bir aracı kurum oluşturmalarını teşvik etmek üzere yapılan düzenlemelere ilişkin taslaklarda, halka açık olmayan en az 3 aracı kurumun birleşmesi öngörülmüşken, bu sayı 2’ye indirilmiştir.
     
  2. Aracı Kurumlarda Uygulanacak İç Denetim Sistemine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’de, aracı kurum bünyesinde iç kontrol biriminin oluşturulmasının ve iç kontrol elemanı istihdam edilmesinin bir zorunluluk olarak yer almaması sağlanmıştır.
     
  3. Aracılık Faaliyetinde Belge ve Kayıt Düzeni ile ilgili olarak;

Kurul ile karşılıklı işbirliği içerisinde yürütülen çalışmalarımız neticesinde söz konusu Tebliğ’de yapılan son değişiklikle de;

  1. Sermaye Piyasası Araçlarının Kredili Alım, Açığa Satış ve Ödünç Alma ve Verme İşlemleri ile ilgili olarak;

Kurul ile karşılıklı işbirliği içerisinde yürütülen çalışmalarımız neticesinde söz konusu Tebliğ’de yapılan son değişiklikle de;
 

Takasbank nezdinde ödünç hisse senedi işlemlerinin gerçekleştirilebileceği bir piyasanın oluşturulması yönündeki Birliğimiz görüş ve önerileri hayata geçirilme aşamasına gelmiş bulunuyor. Açığa satış işlemlerine dayanak teşkil edecek ve ödünç menkul kıymet işlemlerinin hacmini artıracak söz konusu piyasaya ilişkin düzenleme ile ilgili olarak SPK, Takasbank ve Birliğimiz işbirliği içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Birliğimiz, sermaye piyasasında güvenin pekiştirilmesi amacıyla varolan sistemlerimizin geliştirilmesine yönelik olarak 4 Aralık 2003 tarihinde yapılan Genel Kurul’da TSPAKB Tahkim Kurallarını kabul etti.

Adli mekanizmanın ağır işliyor olmasının yatırımcı üzerindeki güven sarsıcı etkisinin önüne geçmek amacıyla tahkim sistemine önem veriyoruz. Tahkim Kurallarının; Birlik üyeleri arasında veya üyeler ile müşteriler arasında borsa işlemleri dışındaki sermaye piyasası faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıkların çözümünde önemli avantajlar sağlayacağı düşüncesindeyiz.

Sektörümüzün sorun ve çözüm önerilerini çeşitli platformlarda dile getirmeye devam ediyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde yaptığımız girişimler sonucunda, bütçelerin Maliye Bakanlığı ve TBMM tarafından onaylanması uygulamasını getiren Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamından İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın çıkarılması sağlandı. Eğer bu girişimler olmasa idi İMKB’nin bütçesi Maliye Bakanlığı ve Meclis’in onayından geçmek durumunda kalacak ve dünyada eşi benzeri görülmemiş bir uygulama başlatılmış olacaktı.

Benzer girişimlerimizi sermaye piyasası suçlarının kara para suçları kapsamına alınmasına ilişkin yasa tasarısına dönük olarak da sürdürmekteyiz. Piyasamızı son derece olumsuz yönde etkileyeceğini düşündüğümüz bu tasarıyla ilgili görüşlerimizi Cumhurbaşkanlığına, Başbakanlığa, Devlet Bakanlıklarına, ilgili Bakanlıklara ve Sermaye Piyasası Kurulu’na ilettik. Konuyla ilgili gelişmelerin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Üyelerimiz arasında haksız rekabetin önlenmesi Birliğimizin önemli görevlerinden biri. Hatırlanacağı gibi bu tür eylemler çoğunlukla komisyon uygulaması nedeniyle karşımıza çıkıyor.

Bu nedenledir ki, Yönetim Kurulumuz, 19 Haziran 2003 tarihinde aldığı kararla, halen asgari binde iki, azami yüzde bir olan hisse senedi alım-satımı aracılık komisyonu yerine, tüm sermaye piyasası araçlarının alım-satımında aracılık komisyonunun serbest kalması ve bu konudaki rekabet ihlallerinin Rekabet Kurulu’na intikal ettirilmesi yönündeki öneriyi Sermaye Piyasası Kurulu’na sunma kararı aldı.

Hepimizin bildiği gibi, Kurul’ca serbest komisyon uygulamasına kademeli bir şekilde geçilmesine karar verildi. Aralık 2003 tarihine kadar % 50 ve Haziran 2004 tarihine kadar da % 75 iade yapma hakkı tanındı. Kurul’un söz konusu kararlarını saygıyla karşılamakla birlikte, Haziran 2004 sonunda nihai sonuca ulaşılmasında yarar gördüğümüzü bir kez daha tekrar etmek istiyorum.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın son Genel Kurulunda değerli üyelerimizin gösterdiği uyum ve aktivite nedeniyle şükranlarımı sunmak istiyorum. İstanbul Menkul Kıymetler Borsamızın Genel Kurulu tarihinde ilk kez önemli inisiyatifler oluşturdu. Üyelerimiz İstanbul Menkul Kıymetler Borsamızın özelleşmesi ve geleceğiyle ilgili olarak kuvvetli mesaj verdi. Sadece özelleşme değil, mevcut statüsünün doğru değerlendirilmesine ilişkin arzusunu ortaya koydu. Aracı Kuruluşlar Birliği’nin araştırma, geliştirme, eğitim ve tanıtım faaliyetlerine önemli destek verdi. Sadece Aracı Kuruluşlar Birliği değil İMKB ve SPK’nun bütçelerinin rahatlaması için sektörün kurumlarını uyum ve bütünlüğüne vurgu yaparak önemli destek verdi.

Öte yandan sermaye piyasası suçlarını kara para suçları içine alan tasarıyla ilgili olarak genel kurul kuvvetli bir irade belirterek başta Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere tüm kesimlere mesaj gönderdi. Söz konusu genel kurul kararı Birliğimizin katkılarıyla kaleme alındı ve Divan Heyetince ilgili mercilere iletildi. Birliğimiz özellikle söz konusu Bankacılık Yasası ile Mali Kontrol Yasasının IMF programları çerçevesinde değerlendirilerek Cumhurbaşkanımız tarafından onaylanabileceği ihtimalinden hareketle, söz konusu yasa maddesinin değiştirilmesi için yetkili makamlar nezdinde girişimlerde bulundu. Önerimiz TBMM’nde görüşülecek herhangi bir yasanın içine ilave bir değişik yapmak suretiyle sermaye piyasası suçlarını karapara suçu sayan söz konusu hükmün yürürlükten kaldırılmasıdır. Burada Sermaye Piyasası Kurulu’nun sektör görüşleriyle uyum halinde öncülük rolünü alması büyük önem arz etmektedir.

Değerli Üye Temsilcilerimiz,

Sermaye piyasası kurumlarının değerli yetkililerinin de hazır bulunduğu bu Üye Toplantımızda, sektör ve üye sorunları ile çözüm önerileri üzerinde görüş alışverişinde bulunulmasını hedefliyoruz.

Birliğimiz yetkili organları ve çalışanları adına, yeni yılınızı en iyi dileklerimle kutlarım

Müslüm DEMİRBİLEK
BAŞKAN